Fizyoloji

Categories:

Vücudun en büyük yapısal komponentleri karbonhidratlar,
proteinler ve yağlardır.
• Proteinler biyokimyasal reaksiyonları katalize eden
yardımcı moleküllere (koenzim ve kofaktör) sahip
enzimler gibi katalizörler ve dokuların mimari iskeletine
form veren yapı taşlarıdır.
• Lipidler biyolojik membranların iskeletinin oluşturan
kolesterol ve fosfolipid gibi yapılardır.
• Metabolizma kimyasal süreçlerden oluşan karmaşık
bir ağdır.
• Enerjinin birincil kaynakları karbonhidratlar ve lipidlerdir
fakat protein bileşenleri olan amino asitler,
sodyum potasyum fosfat ve diğer atomları içeren
inorganik moleküller ve mikronütrienler-vitaminler
ve eser elementler de enerji kaynaklarıdır.
• Biyolojik sistemlerde enerji yakalama mitokondride yer alan oksidatif fosforilasyon yoluyla gerçekleşir. Besinlerin
metabolize olması sonucu üretilen enerji ATP formunda dağıtılır ve ısı açığa çıkar.
• Oksijen, enerji üretimi için gereklidir, ancak, aynı zamanda toksik de olabilir. Aerobik metabolizma sırasında,
piruvat, karbonhidrat, lipid ve amino asit metabolizmasında ortak ara ürün olan asetil koenzim A (asetil-Ko-
A)’ya dönüştürülür. Asetil KoA mitokondri içerisinde yer alan TCA siklusuna katılır.
• pH, oksijen basıncı ve inorganik iyon ve tampon konsantrasyonları gibi kimyasal değişkenler, homeostatik durumu
belirler. Örneğin, vücut ısısında birkaç derecelik değişim veya pH değişimi hayati fonksiyonları tehdit edici
olabilir.
• Tokluk durumunda, aktif metabolik yollar glikoliz, glikojen sentezi, lipogenez ve protein sentezidir. Depo edilen
enerji açlık durumlarında enerji ihtiyacı için kullanılır.
• Açlık durumunda, metabolizma yönü tersine çevrilir. Glikojen ve lipid depoları enerji üretimi için substratların
sürekli akışı sağlanarak glikojenolizis ve lipolizis ile yıkılır.
• Besin alındığında kan insülin düzeyleri artar, böylece fazla enerjinin depolanması sağlanırken, açlık durumunda
artan glukagon düzeyleri ile depolanan enerjinin serbest kalması sağlanır.
• Dokular özel fonksiyonları yerine getirir. Bu tür fonksiyonlar kas kasılması, sinir iletimi, kemik oluşumu, bağışıklık,
hormonal sinyalizasyon, pH’ın korunması, sıvı ve elektrolit dengesi ve yabancı maddelerin detoksifikasyonunu
içerir. Özelleşmiş bileşikler, glikokonjugatlar (glikoproteinler, glikolipidler ve proteoglikanlar) doku
organizasyonu ve hücre-hücre iletişimi için gereklidir.
• Biyolojik membranlar, bir hücreden diğer hücreye ve tek hücre içerisinde iyon ve metabolit transportu ile sinyal
iletiminde önem taşır.
• Kan, gazlar, yakıtlar ve metabolitlerin değişimine katılan eşsiz bir transport ortamıdır. Ayrıca, plazma kolay
bir şekilde örneklenebilir ve analiz edilir. Bu açıdan metabolizmada bir pencere ve klinik bilgi için zengin bir
kaynaktır.
METABOLİZMA VE DİYET İLİŞKİSİ
• Diyetle birlikte alınan karbonhidratlar, yağlar ve proteinler vücudun başlıca yakıt kaynaklarıdır. Bu yakıt
kaynakları sindirim ve emilimden sonra enerji için okside olabilme özelliğine sahiptir.
• Acil enerji ihtiyacının fazla olduğu durumlarda ise diyetle alınan yakıt maddeleri, vücutta başlıca yağ olmak
üzere glikojen halinde de depo edilir. Bir dereceye kadar protein de yakıt olarak kullanılabilir.

Curriculum is empty

There is no review for this course

Price

$50.00

Rating

Not enough ratings to display

Eğitimlerimiz Hakkında Sizi Aramamızı İster misiniz?