Köşe yazıları

Uzman hekim olmak doğru bir hedef. Ancak hedefin aynı zamanda da size uygun olması gerek. Hangi dalda uzman olmayı istiyorsunuz? Ve bunu neden istiyorsunuz? Belki de hiçbir alana ilgi duymuyorsunuz ya da kararsızlık denizinde hiçbir limana varamadan gezinip duruyorsunuz. İşte en başta aşmanız gereken engel bu: yani kendiniz. Bunu başarmanın yolu ise öncelikle kendinizi tanımanız.

Modern insanın yaşamını şekillendiren 3 temel soru: Ne, nasıl ve neden sorusudur. Ancak günümüz hızlı ve yüzeysel yaşantısı “Neden” sorusuna pas geçmeye yönlendirir bizi.

Çünkü neden sorusu sizi düşünmeye sevk eder

Kendi içinizde derinleşmenize yol açar.

Sizi siz yapan özelliklerinizi açığa çıkartır.

Popülerlik akıntılarına karşı durmanızı ve akıntıya karşı kürek çekmenizi kolaylaştırır.

Neden sorusu doğurgandır, sordukça içinizde yeni hazineler bulursunuz ve neden sorusunu yönelttiğiniz eylem konusunda motivasyonunuz artar ve o işe karşı tutku geliştirirsiniz.

Tutku ise başarının en güçlü lokomotifidir.

İstediklerinizi neden istiyor, istemediklerinizden neden kaçıyorsunuz? Planlarınız, hedefleriniz sizi siz yapan özelliklerinizle örtüşüyor mu?

Hedeflediğiniz uzmanlık dalındaki hekimlerle kariyer planlamanız adına hiç görüştünüz mü?

Tıp eğitiminiz sırasındaki sınırlı karşılaşmalarınız, o alanı profesyonellik penceresinden görmenizi sağlayabilecek mi?

Evlenmeyi düşündüğünüz insanla sokakta karşılaşmalarınız nasıl ki onu tanımaya yetmiyor, eş kadar önemli olan işiniz de tanınmak adına aynı ilgi ve emeği hak etmiyor mu?

Lütfen önce kendinizi sonra da ilgi alanlarınızı tanımak için gayret gösterin. Bu gayret ve emek önünüzdeki zorlu yoldaki azığınız, enerjiniz, yakıtınız ve en güçlü donanımınız olacak.

Amaçlı hiçbir araç hedefsiz ve rotasız yola çıkmaz. Seni hedefine ve amacına ulaştırmak için en emniyetli ve kısa rota olduğumuz iddiasıyla çıktığımız bu yolda senin için iyi bir kılavuz, deniz feneri ya da radar olma gayretiyle yolunu aydınlatmaya çalışacağız. Ancak unutma; geminin kaptanı sensin! Bunu başarmanın yolu ise öncelikle kendini tanıman.

İstediklerini neden istiyor, istemediklerinden neden kaçıyorsun? Planların, hedeflerin seni sen yapan özelliklerinle örtüşüyor mu? Neden tıp okuduğunu ve neyi neden hedeflediğini hiç düşündün mü? Seni sürükleyen asıl şey nedir biliyor musun? Kendine karşı dürüst müsün? Evlenmeyi düşündüğün insanla sokakta karşılaşmaların nasıl ki onu tanımaya yetmiyor, eş kadar önemli olan işin tanınmak adına aynı ilgi ve emeği hak etmiyor mu?

Her şeyin başı sağlık. Lütfen sağlığınıza dikkat ediniz. Yaşam tarzınızda gerekirse küçük değişikliklere gidiniz. Basit ve küçük müdahalelerle düzeltilebilir sağlık sorunlarınız varsa (diş sorunu gibi) hemen ilgileniniz. Beslenme ve uyku alışkanlıklarınızı gözden geçiriniz. Her ne kadar kişisel yatkınlıklar ve alışkanlıklar olsa da ağır ve çok beslenme ve geceleri çok geç saatlere kadar uyanık kalmak evrensel bir olumsuzluktur. Etkin öğrenme için rahat bir mide ve bağırsak sistemi gerekir. Vücut ısısının iyice düştüğü ve vücudun genetik olarak uykuya meylettiği gece geç saatlerde beyni dikkat toplamak ve bedeni oturuş postürü için zorlamanın verimli bir öğrenme sağlamayacağı açık değil mi?

Çalışma ortamınızı yeni bir TUS maratonuna uygun hale getiriniz. Uygun bir aydınlatma ve ergonomik bir oturma planı yapınız. Masa ve sandalye seçiminizi gerekirse gözden geçiriniz.

45-50 dakika aralıklarla 5’er dakikalık esneme ve nefes egzersizleri yapınız. Bu, bedeninizin ve beyninizin çok daha uzun süre çalışma pozisyonuna dayanabilmesini sağlayacaktır.

Kulaklıkla ve sözlü müzik dinleyerek çalışmayınız. Bilimsel çalışmalar bu şekilde müzik dinlemenin hafıza ve konsantrasyon üzerinde olumsuz etkileri olduğunu göstermiştir. Sevdiğiniz müzik olsa dahi ders çalışma esnasında dinlemeyiniz. Ders öncesi yada ara verdiğinizde ise olumlu katkıları bildirilmiştir. (Perham, N. and Vizard, J. 2011, Can preference for background music mediate the irrelevant sound effect?. Appl. Cognit. Psychol., 25: 625-631. doi:10.1002/acp.1731).

Ve hepsinden önemlisi; Neden’inizi bulun ve olumlu olun! Sağlıkla…

Hızla gelişen teknoloji ve bilgi artışı, günümüz öğrenci kuşağının öğrenme özellikleri ve eğitimdeki “eleme” merkezli tutum sınavlara çok özel bir konuma taşımaktadır. Tıp fakülteleri eğitim işini üstlenmektedir. Ancak elemenin olmazsa olmazı olan sınava hazırlık ise artık bambaşka bir deneyim ve yöntem gerektirmektedir. Öğrenci en kritik aşama olan sınava hazırlıkta kendini yalnız hissetmektedir. Tam bu noktada TUSMER, sınav odaklı zengin bilgi ve soru içeriği ve aynı zamanda sınava hazırlanma yöntemleri ve sınav kaygısıyla baş etmeye yönelik geniş rehberlik ve koçluk sistemiyle siz tıp öğrencilerine destek olmayı hedeflemektedir. Gelin geleceğe birlikte hazırlanalım.

ABD de yapılan bir araştırmada hastaların sağlık hizmeti sunucularından ne beklediği soruluyor. Sonuç olarak bu beklentiye karşılık “iyi bir doktor” çok yetersiz kalıyor. Sağlık kurumlarının hastalarla daha fazla bağlantıda kalmaları, bu amaçla daha fazla online dijital araç kullanmalarının beklendiği anlaşılıyor. Diğer pek çok çalışma benzer şekilde yalnızca iyi hekim bulundurmanın yetmeyeceğini ve kurumla etkin ve dinamik bir iletişim içinde olmanın gerektiğini söylüyor. Biz de TUSMER olarak sizle etkileşimimizi arttırmak adına yalnızca iyi eğitmenler bulundurmakla kalmıyor ve onlarla temasınızı sürekli kılmak adına sınırlamasız ve kısıtlamasız video içeriklerle sizleri destekliyoruz. Ayrıca eğitim danışmanlarımız her an ulaşılabilir bir durumda olup karşılaştığınız sorunlara anında çözüm üretmeye çalışıyorlar. Koçluk uygulamalarımızla da hep yanınızdayız.

Çünkü biz sizi önemsiyoruz.

TUS a hazırlık aslında bir yetişkin öğrenme sürecidir. Dolayısıyla yetişkin öğrenmesini etkileyen faktörler sizlerin TUS hazırlığını da etkileyecek. Malcolm Knowles yetişkin öğrenmesi konusunda dünyanın en önemli araştırmacılarının başında gelir. 1960 larda konuyla ilgili ortaya attığı prensipler halen geçerliliğini korur. Knowles e göre bir yetişkinin etkin şekilde öğrenmesi için ortamda her şeyden önce saygı ve güvenlik olmalı. Güvenlik yalnız fiziksel çevre güvenliği değil. Yetişkin birey psikolojik olarak kendini güvende hissedince, yani kendisine değer verildiğini hissedince öğrenmeye daha elverişli hale gelir. Knowles’in yetişkin öğreniminde olması gerektiğini öne sürdüğü diğer koşullar ise sonuç odaklılık, kendiyle ilgililik yani bireysellik ve aktif katılımdır. Yüzlerce hekim ve hekim adayını bir salona doldurup eğitim verdiğini zannetmek hem bilgisizlik hem de birer yetişkin olan siz değerli hekim ve hekim adaylarına hak ettikleri değeri vermemektir. Kişi hedeflerine onu en kısa sürede yaklaştıran saygın, aktif ve etkileşimli ortamlarda etkin öğrenir. İşte biz TUSMER olarak etik ilkeler doğrultusunda bir yönetim tarzı benimseyerek saygı ve psikolojik güvenlik ilkesini kurulduğumuz günden bugüne en önemli prensibimiz olarak görüyoruz. Çünkü biz değerinizi biliyoruz.

TUS sınavı bir eleme sınavı. Bu nedenle her geçen yıl bir öncekine göre daha zorlaşmakta. Bu zorlu eleme sınavını aşmak etkin bir çalışma ve motivasyon gerekir. Bu da öncelikle kişinin kendini tanımasına bağlı.

Modern eğitim ve tıp uygulamaları tamamen bireye özgü olarak yeniden yapılandırılmakta. Genetik biliminden yetişkin öğrenimine, farmakolojik yaklaşımlardan etik uygulamalara varana dek günümüz dünyası, her alanda bireyi ön plana çıkartmakta. Çünkü her insan kendi başına bir evren; parmak ucundan genetik yapısına herkes bir diğerinden ayrı ve tek. İşte bu yüzden TUS koçluğu aslında bir bakıma yaşam koçluğu anlamına da gelir. TUS’a hazırlık maratonunda elde edeceğin birikimler meslek yaşamında da kalıcı izler bırakacak. Hadi şimdi bu yolun ilk adımlarını birlikte atalım.

X